08 Ocak 2009

..BAKMAK MI GÖRMEK Mİ?..

-1-
..SÜT..


Paylaşmadan edemeyeceğim..film hangi salonda oynuyor diye bakarken Ankara da tek salonda ve sadece 4 kişi izledik..karşıma çıkan yorum beni hayli eğlendirdi.."sineman" nickli biri (nicki de hayli manidar)muhtemelen filmi izlemeden "bu filme vereceğim parayla süt alır içerim daha iyi" demiş çok güldüm..film birçok kişinin ilgisini çekmeyeceği kesin..ama ne var ki izlerken sıkılmıyorsunuz..derin bir üçleme filmi geçen yıl yumurtayı izlemiştik şimdi sütü izledik sırada bal var..anlatması güç bir film ama kısaca:
Anadolu kırsalında değişen sosyal ve ekonomik hayatı bir anne - oğul ilişkisini konu ediniyor şimdiye kadar olgunluk ve gençlik dönemini izledik sıra çocukluğunu içeren (anlatan) bir film diye özetleyebiliriz..yumurta filmi kaç seyirci topladı bilemiyorum ama en azından kızlar tarafından Nejat İşler için seyirci toplamıştır..Süt filminde bayıldığım Başak Köklükaya vardı..Bal’ın kadrosu belli değil daha..

-2-
..AVUSTRALYA ..

İki şeye özel ilgim ve merakım var bir Kızılderililer..haklarında ne bulsam okurum..Kızılderililerin 24 dolara Manhattan’ı hangi yollarla sattıkları hikayesini herkes biliyordur zaten..bir zaman yaşadıkları yerlerde onların bir kısmını görme fırsat buldum; yaşamaya zorlandıkları ve asimile edildikleri yerlerde..üzüntüm kat be kat artı elbette..acı olan bir zamanlar bu toprakların tümüne sahip olan insanları uygulanan politikayla katledip kalanlara da dillerini bile konuşturulması ve kültürlerini yaşatılmasına izin verilmemesi neredeyse men edilmiş bir toplum..ve çocukluğumun Pazar sinemalarının en değerli üyeleri..

Bir diğeri de Aborjinler.. sanırım ilk ilgimi tetikleyen bir çift yürek kitabıylaydı..Yıllar sonra 2000 Sydney Olimpiyatlarında meşaleyi bir erkek Aborjin yakmıştı ve bana göre olağanüstü bir sahneydi saatlerce ağladığımı hatırlıyorum..Avustralya filmi keyifle izlenen masalsı bir anlatımı olan hafiften Western filmlerini özleyenler için birebir..


-3-

A.R.O.G benim için daha çok eğlenmeyi planlarken o kadar da olmayan ama Türk film endüstrisi için çok yol kaydedildiğinin apaçık örneği..
-4-

Devlet Tiyatrosunda Eşik oyunu ay yeter artık dedirten sıkıcılıkta çocuğa anlatır gibi tipik Türk tiyatrosu örneğiydi..
..Özetle..
Olanakları, gitgide kısıtlanan kırsal kesim yaşamından kopup kente göçmüş bir ailenin, kentleşme sürecinde atlamaya çalıştığı psikolojik, kültürel, ekonomik "eşik" teki çırpınışı. Nasıl bir gidiş? Çözüme mi? Soruna mı? Her ikisinede...

6 yorum:

Imge dedi ki...

Avustralya ve Başak Köklükaya ile ilgili yorumlarına tamamen katılıyorum.

A.R.O.G konusunda genel noktalar açısından aynı fikirdeyiz, ama özelde ayrılmışız galiba..:)

Sıkıcı bir devlet tiyatrosunun ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Hatta çok yakınlarda (geçen Ankara'ya gelişimde) benzer bir deneyim yaşamıştım. Geçmiş olsun diyorum. Açık havada yürüyüşler yapmanı öneriyorum. :)

Sevgiler..

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

İMGE..
HATIRLIYORUM DİNLEMİŞTİM ŞARAPILARIMIZI YUDUMLARKEN..
TİYATRO ÖNERİNİ DİNLEYECEĞİM ;)
ÇOK SEVGİLER BURALARDAN DA..

Mr.Food@Wordpress dedi ki...

Merhabalar.

Türkiye'de güzel sinema filmleri artık daha çok ve daha özenli yapılmaya başlandı gibi bir görüşüm var. Nuri Bilge Ceylan, Semih Kaplanoğlu, Ahmet Uluçay, Özcan Alper (Sonbahar Filmi ile tanıdım.) gibi yönetmenler her zaman işin bu kısmında; sanatını yapıp, uzakta, görünmeyecekleri yerlerde duracak, Uğur Yücel, Mustafa Altıoklar, Şener Şen, Okan Bayülgen, Çağan Irmak gibi yönetmen ve oyuncular da popüler kesimde iyi işler yapan insanlar olacaklar. Ancak seviyesiz ve film değeri taşımayan filmler her zaman olduğu gibi yine varolacaklar. Onlar da bu işin tuzu biberi olsa gerek, onlar olmasa iyileri nasıl seçerdik?

Paylaşımınız için teşekkür ederim.. :]

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

MR.FOOD..
EVET ÇOK HAKLISINIZ ARTIK İYİ TÜRK FİLMLERİ VAR VE AZ DA OLSA SEYİRCİSİDE VAR..POPÜLER KÜLTÜR KADAR SANAT İÇİN SANAT FİLMİDE YAPILMALI..AZ ÖNCE BİR YEMEKTEYDİM VE MASADA BOL TİYATROCU VE TRT YÖNETMENLERİNİN OLDUĞU MASADA UZUN UZUN SİNEMA KONUŞTUK..
AHMET ULUÇAY DEDİNİZ NE GÜZELDİ "KARPUZ KABUĞUNDAN GEMİLER
YAPMAK" FİLMİ..EVET TEKRAR İZLEMELİYİM..AHMET ULUÇAY BİRAZ DAHA FİLM ÇEKMELİ KEŞKE SAGLIĞI İZİN VERSE KEŞKE..
VE DE ÇOK HAKLISINIZ İYİLER OLMALI ZAMAN ZAMAN ÇEKİRDEKTEN FİLMLERDE OLMALI..YOKSA İYİNİN KIYMETİNİ NASIL ANLARIZ..
YİNE GELİN SİNEMA YAZIŞALIM :)

Onur dedi ki...

İyi ya da kötü. Türk sinemasını canlı görmek çok güzel bir şey.

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

ONUR..
KATILIYORUM..