29 Nisan 2008

..KARAKÖY BÖREĞİ..





Hep merak ederdim..bu Karaköy böreği de neden bu kadar sevilir diye..Kızılay Meşrutiyet’te bir ahbabımızın pastanesi var Filiz diye..geçenlerde orada pastanenin ikinci kuşak sahiplerinin eşi ve ablam çok yakında yıkılıp yepyeni bir görünüme kavuşacak kuruluşu çok eski yıllara dayanan bu pastanede çay içerlerken bende uğradım..Her Kızılay'a gidildiğinde bir uğranır merhaba denmedende geçilmez.. her merhaba karşılığındada hangi ara önünüze konduğunu bilemediğiniz kocaman bir pasta dilimiyle karşılaşırsınız ve yine fark edemeden çoktan pasta tabaktan bünyeye intikal etmiştir bile…

Pastanelerde çalışan pastacıların mesaisi gecenin sonlarına başladığından biz henüz uykunun derinlerindeyken onlar bizim sabah çaylarımızın yanına yememiz için o muhteşem lezzetleri hazırlıyor oluyorlar..yine biz sabah mahmurluğu yaşarken onlar çoktan fırından yeni çıkmış mis kokulu ürünleri sıra sıra dizmiş oluyorlar bile...

Adı nerden gelir bilmem ama o gün böreğin yapılışına tesadüf ettim,yapılışını izlemek çok keyifliydi..o nasıl bir incelikte hamur inanılır gibi değil..elinde havada sallarken ne zaman yırtılıpda yeri boylayacak diye beklerken o her havadaki sallanışında dahada bir inceldi..banada böylesi bir izleme keyfi çıktı..
( Atilla İlhan'ın bir eserinde pastaneden bahsettiğini okumuş uzun zamanlar geçirdiği bu mekan bana çok daha anlamlı gelmişti)

9 yorum:

Deniz dedi ki...

Tabii burada sayfa sahibesi bize pasta börek anlatmak için tabaktaki pastayı bünyeye lüp diye dahil etmiş, yoksa bundan zevk aldığından değil yani :) Sahibe seni çok özledim :(

DIAGONAL dedi ki...

marifet dedikleri bu olsa gerek ....



afiyet bal şeker olsun efenim ...

Onur dedi ki...

Ustamızın ellerine sağlık. Notumuz alına, Meşrutiyet Filiz Pastanesinde Karaköy Böreği Yenile. Göbek zaten aldı başını gitti. Battı balık yan gider.

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

DENİZ..
ŞU KIZINI VER BİR OKULADA BENDE RAHAT RAHAT GÖREYİM SENİ YAHU..
HEM NEDİR Kİ BİR DİLİM PASTA DİYETDAŞ ARKADAŞIM..BİR DUYAN OLSA REZİLLİK KİKİİKİİİ

DİAGONAL..
VALLAHİ ÖYLE MARİFET TAM YAPTIĞI..
SEN NERLERDESİN YAZIDA YAZMIYORSUN KAÇ ZAMANDIR..

ONUR..
YIKILIYOR ŞU ARA BAŞLAMIŞTIR SANIRIM..YENİ HALİYLE GÖR..
BU NE REZİLLİK BİZ FİT ONUR İSTERİZ DAĞLARDA..GÖBEKMİŞ CIK CIK CIK :)

evrim (akira) dedi ki...

allaah nasıl atıyor o hamuru öylee, vay bee benim hamur açmaktan bile haberim yok kıvıramadım şu işi:) karnımı acıktırdın sabahın köründe:)

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

O ne transparan bir yufkadır, ne inceliktir. Keşke pişmiş halini de görüp gözlerimize bayram ettirseydik :(((

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

EVRİM..
BİZE GELMEŞ BÖYLESİ ÇOK YAĞLI ÇOK ;)))

BURÇİN..
SENDE BÖYLE DERSEN BİZ NE YAPALIM :)

Asortik Krep dedi ki...

Karaköy Böreğinin tarihi :
Tarihi Sarıyer Börekçisi’nin geçmişine baktığımızda Mutfak Dostları Derneği İkinci Başkanı Sevim Gökyıldız’ın 2007’de yayımladığı İstanbul’da 40 Yıllık Lezzet Durağı adlı kitapta şu bilgiler yer alıyor: ‘Ondur Ailesi Safranbolulu bir aile. 1895’te İstanbul’a gelir. O yıllar hamur işlerinde çok başarılı Bulgar ve Arnavutların yerleştiği Sarıyer’de şimdiki binada dükkan açar. Hamur elle yoğrulur, elle açılır, kat kat yapılır. Hafif yağlı koyun kıyma, soğan, çam fıstığı ve kuş üzümü harçla hazırlanan kol böreği nefistir. Boğaz’ın sayfiyesi Sarıyer’e börek yemeye gelinir. Baba Hasan Ondur müşterilerinden gelen talep üzerine aynı dükkanı Karaköy’de açmaya karar verir. 50’li yıllarda Karaköy’deki dükkan mükemmel işler. İş yerlerinin çoğunlukta olduğu, şehir ve trafiğin hareketli yeri tam bu merkez semtte sabah kahvaltısı poğaçaları, öğle ve akşam kol börekleri, su börekleri ile satışı devamlı artırır. Ancak 1958’de istimlak kararı buraya da gelir ve dükkan yıkılır. Bugün Hüseyin Ondur’un tescil ettirdiği iki isim var: ‘Tarihi Sarıyer Börekçisi’ ve ‘Tarihi Karaköy Sarıyer Börekçisi’.

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

ASORTİK KREP..
TEŞEKKÜRLER..İYİ OLDU BU BİLGİ..